« Şubat 2006 | Main | Nisan 2006 »
Daha evvelden de benzer bir çantadan bahsetmiştik. Çekmeyi kolaylaştıran. (link) Bu seferki daha eğlenceli. Köpeğe benzeyen bu çantanın kuyruğu var, sizi sesinizden tanıyor. Tanımadığı birisi çantayı almaya kalkınca ise, köpek gibi bağırıyor yüksek sesle. Aynı zamanda aynı eğitğimli bir köpek gibi çağırdığınızda yanınıza geliyor. Biraz daha güvenlik düşünülerek yapılmış. Hemen belirtelim, forumlarda çantanın gerçek olmadığı belirtiyor. Yine de fikir güzel.
Link (Google tercümesi)
Bu da tam biz kızlara göre desenli iPod shufflelar!Üstelik üzerindeki sadece bizim ilkokulda kullandığımız çıkartmalar gibi. Hergüne farklı bir desen uydurabilirsiniz, canınız nasıl isterse:) Link:
Zil sesi, ayarlar, masaüstü resmi vs derken, artık cep telefonunuzun ya da MP3 çalarınızın dış yüzeyini dilediğiniz fotoğraflarınızla kaplamanız mümkün. Artık herşey hızla kişiselleştirme yoluna giriyor. Yakında hiç konuşmadan da karşımızdaki kişinin tarzını anlayabileceğiz:) Link:
I-pod aksesuarları sınır tanımıyor (başka mp3 çalarlar ile de çalışıyor), bu vibratör, mp3'ünüzle senkronize bir şekilde çalışıyor imiş.
Beethoven'ın 'Flight of the Bumble Bee'sini biliyor musunuz? Piyano çalmayı öğrenmek isterim her dinlediğimde/izlediğimde. Çalmak için o kadar hızlı olmak gerekir ki (sanki). Hep bunu çalarken hayal ederim kendimi.
Bu vibratör, bu müziğe yetişemez bana göre.
Sigara bırakmaya çalışanlar için geliştirilmiş bu kutu, sigarayı yavaş yavaş bırakmak için tasarlanmış. İncelemeden bakınca, saçma geldi. Sigara içmeme izin vermezse, gider başkasından alırım. Fakat ürün iyi tanıtılmış, "polis değil ortağınız" yazıyor tanıtımında.
Şu şekilde çalışıyor: ilk önce 7 gün boyunca normal sigara içmeye devam ediyorsunuz. 7 gün boyunca cihaz (yazılımı sayesinde) sizin sigara içme alışkanlıklarınızı tespit ediyor. 7 günün sonunda profilinizi çıkarıyor ve yavaş yavaş azaltmanızı sağlıyor. Ve içmenizi önlemiyor sadece size yardımcı oluyor. Her bilgisayarla senkronize ettiğinizde biraz daha akıllanıp, alışkanlıklarınıza göre daha iyi bir program sunuyor. İçerisindeki yazılım aynı zamanda sigara içme alışkanlıklarınızı da grafik halinde izlemenize izin veriyor.
Sigara içmeyen birisi olarak, bir seferde bırakmak daha doğru geliyor. Nasıl yapmak daha doğru, işe yarar mı bu alet?
Havalimanında ve bir sürü yerde çantalarımızı içinden geçirdiğimiz güvenlik tarayıcılarında acaba bazı silahları güvenlik görevlileri gözlerinden kaçırıyorlar mı? Bir tabancayı gözden kaçırmak mümkün olmayabilir fakat bir çakı veya benzerini farkedemeyebilir insan. İnsan. Sonuçta rutine bağlanmış bir işi (bakmak) ne kadar uzun süre iyi yapabiliriz? Bunun için, bu cihazlara entegre edilmesi planlanan bir yazılım artık, silahları, kendisi tespit edip, uyarı verebilecekmiş. Zeka gerektirmeyen işleri insanlara vermeye zaten ne kadar gerek var?
Şifrenizi rakam yerine harflerle yazmak herhalde daha kolay olur. Internet bankacılığında olduğu gibi sürekli şifre değiştirmek zorunda kalmayacağımızı düşündüğümde, sahip olunası bir kilit diyebilirim.
Gizli bilgilerinizi güvenle taşıyabilmeniz için tasarlanmış bu cihaz. Alarmı var ve daha da güzeli 80bin voltluk elektrikli koruması var. Uzaktan kumandasıyla aktif hale getirebiliyorsunuz. Birisi elinizden alıp koşmaya başlayınca gereken tek şey düğmeye basmak.
Bir süre önce benzeri bir cihazdan bahsetmiştik. Fakat bu sefereki daha kuvvetli. Mobil telefonların, wifi bağlantılarının çalışmaması için tasarlanmış. Ve satışı da sadece devletlere ve özel ekiplere yapılıyor. Yapılma amacı da uzaktan mobil telefonla yönetilen cihaz/patlayıcıları etkisiz hale getirmek. Zamanında söylemiştim, yine söyleyeceğim, bunlardan tiyatro, sinema, ve tatil semtlerine koymak lazım.
Nokia N92'yi görmüşsünüzdür henüz piyasada değil fakat DMB (Digital Mobile Broadcasting: Yani televizyon yayınlarını cepten izlerken interaktifliğe de izin veren sistem) özellikli bu cihazın yakın bir zaman sonra piyasada olması bekleniyor. 2Megapixel kamerası ve yan olarak duran ekranıyla rahat izleme imkanı sunuyordu. Bu telefon piyasaya çıkmadan, N93 yani bir üst modelinin fotoğrafları Internet'e gelmiş.
N93'ün görünüş olarak N92'ye benziyor. Ekran aynı N92'deki gibi katlanıyor fakat kamerası biraz daha iyi yine Carl Zeiss ama lensi 3 megapixel olmuş, üstelik 3x optik zoom'u da var. Symbian s60 kurulu bu cihaz wifi, bluetooth, edge ve 3G'yi de destekliyor.
Haberin orjinal adresi: Link
Bunu çok önceden görmüştüm, izlemediyseniz diye koyuyorum. Tam bayanlara göre diyeceğim, karım üzerime atlayacak. O yüzden, park etmeyi sevmeyen ve beceremeyenler için diye düzeltelim. Araba sığar mı, nasıl parkedeceğim sorununa son. Harika bir şey. BMW.
Yine paranoyaklar için bir cihaz. Silinen sms'leri bu USB cihaz sayesinde görebiliyorsunuz. Sim kartı bu cihaza takıyorsunuz, bilgisayardaki yazılımı sayesinde silinmiş mesajları okuyabiliyorsunuz. Anladığım kadarıyla eski model telefonlarla/kartlarla kullanılıyor. Eğer telefonunuz 10 mesajı destekliyorsa, sim kartta 20 mesajlık yer olduğundan sadece son 10 mesajı okuyabiliyorsunuz. Fakat bu cihaz zaten sim kartta olan diğer silinmiş 10 mesaı okuyabiliyor.
Bir süredir, kola yerine meyveli soda içiyoruz. Koladan en azından biraz daha sağlıklı olduğunu umarak. Favorimiz elmalı soda fakat her zaman bulmak mümkün olmuyor. Ipifini isimli bu firma yaratıcı bir çözümle bu sorunu çözmüş gibi. Neli istiyorsanız artık içeceğiniz öyle olabiliyor. İsterseniz bir kaç meyve aromasını da karıştırabiliyorsunuz. Yapmanız gereken ambalajın üzerindeki aromaların bulunduğu kabartmalardan istediklerinize basmak. Eğlenceli.
İşte bu insanı korkutuyor. Bir arkadaşım diyordu, telefonları dinliyorlar diye, konuşmazken hatta kapalıyken bile dinleyebiliyorlar. Hadi oradan dedim. Kapalıyken kısmı için fikrim değişmedi ama açıkken? Flexispy isimli bu yazılımı izlemek istediğiniz kişinin telefonuna indirdiğinizde, (indirdikten sonra görünmüyormuş), Internet üzerinden düzenli aralıklarla rapor alabiliyormuşsunuz. Ne sms gitti, kimle konuşuldu. Hatta daha da ilginci telefon kullanılmıyorken, uzaktan telefonun mikrofonunu açıp dinlemek mümkün oluyormuş. Sitede yazan herşeyi yapabiliyor mu bilmem ama insanı huzursuz ediyor. (Bir şey sakladığımdan değil)
Evden çıkarken şemsiyeyi almalı mıyım? Yağmur yağar mı? Türkiye'de çok popüler değil ama yurtdışında insanlar yapacakları aktivitelere, hava durumuna bakmadan karar vermiyorlar. Bu yüzden bu icadın yurtdışından çıkması çok da şaşırtıcı değil, bana göre. Bu şemsiye, içerisindeki kablosuz modem ile Internet'e bağlanarak, hava durumu bilgilerini alıyor ve ihtimal oranına paralel bir hızla yanıp sönüyor. Örnek: Yağmur yağma ihtimali %20 ise yavaş, %100 ise çok hızlı yanıp sönüyor.
Ata binmenin günlük hayatta hiç çalıştırmadığınız sırt ve karın kaslarınızı çalıştırdığını ve sağlığa çok faydalı olduğunu biliyor muydunuz? Özellikle pek birşey yapmadan hatta eğlenerek sizi "fit" bir vücuda kavuşturmasıyla son yıllarda oldukça popüler olmuş. İlk olarak Japonya'da piyasaya çıkan bu fitness aletleri gerçeğiyle birebir tasarlanmış ve ata binerek çalıştırdığınız her kasınızı bu aletle de çalıştırmanız mümkünmüş.Panasonic markalı yeni aletler geçenlerde Amerika pazarındaki yerini almış. evlere, gym'lere de hemengirmiş.İşte basın bülteni...Link:
Jetski ile suda hız yapmayı seviyorsanız, bunu daha çok seveceksiniz. Jetski'lerin Formula tipi gibi. 1250cc motor, 100 km hız. JetSki'den bile düşüp insanlar sakatlanabildiğine göre (az da olsa), bu aracın üserinden düşmek oldukça kötü olur gibi. Özellikle de örnek fotoğraflara bakınca, insan bu profosyonellere göre diye düşünüyor.
Küçükken hayal ettiğim gibi. TopGun'ı veya uçaklı bir film izlediyseniz bilirsiniz, pilotlar öndeki hedefe kilitlenmek için oldukça çaba harcarlar. + işareti, benzeri bir sürü işaret, bir araya gelince, 'locked' yazar veya bunun gibi bir şey. Geriye kalan düğmeye basmaktır. Fakat yine bu filmlerden biliriz ki çok kolay değildir bu. İşte olması gerekeni yapmışlar hatta Amerika'lılar kullanmaya başlamışlar bile. Bu kask, gözün gördüğü şeyleri hedefleyebiliyormuş. Daha doğrusu baktığınız yeri kendisi otomatik olarak hedefleyebiliyormuş. Gördüğünüz kadar hızlı karşıdakine füzelerinizi kilitleyebiliyorsunuz yani. Yani artık sadece ateş düğmesine bakmak yeterli.
Diz üstü bilgisayarınıza taktığınız bu kart, hareketleri anında sezip, alarmı devreye alabiliyor. Bilgisayarınızı bir yere bıraktınız ve birisi çalmaya kalkışırsa, çalanı durduramasanız da, en azından çalındığını bilebilirsiniz. Zaten bir çok alarmın anlamı bu değil midir. Hırsızlık var dikkat demek. Yazana göre bu cihaz aynı zamanda, diz üstü bilgisayarınız hareket ettiği anda, windows'u ve bilgisayarı kapatarak, bilgisayarınızın içindeki bilgilerin de güvende olmasını sağlıyormuş. Şifre olmadan bilgisayarı kimse açamıyor. Çalındıktan sonra bir yolu bulunur belki ama yine de hırsızın işini zorlaştırmak için iyi bir yöntem.
Filsaver-PC Card: Link
Stres bizim yüzyılın hastalığı, nedeni bilinmeyen bir çok hastalığı strese bağlayabiliriz. Bilim adamları nedeni bilinen hastalıkları dahi strese bağlayabiliyorlar. Eskinden bu kadar kanser mi varmış, diyorlar? Vardı da bilmiyorduk bir yanıt olabilir tabi ki. İşte bu cihaz stresinizi size göstererek stres olmanızı engelliyor. İki parmağınızı aletin üzerine koyuyorsunuz. Stresiniz çoksa, yüksek bir ton, az ise, düşük bir ton ses çıkarıyor.
İşte bu harika bir tasarım, harika bir fikir. Güzel bir kitaplığınız varsa, özerine kesinlikle koymak isteyebileceğiniz türden. Acaba bizim eve yakışır mı, (Yurtdışından getirmek biraz hayal olsa da)eşime sormak lazım.
Bilgisayar oyun turnuvaları dünyanın her yerinde yapılıyor. Türkiye'de de var. Turnavalar yapılıyor, sıralamaya girenler, dünyada değişik yerlerde oyun olimpiyatlarına katılıyor. Aynı bir spor dalı gibi. Belki bilmeyenleriniz vardır, oyun sektörü, film sektöründen daha büyük. Her neyse, bu seferki oyun turnuvası, yerden 10.6 km yüksekte, bir Boing uçağının içerisinde başlamış. Sponsorun Boing olduğunu ve Internet üzerinden oynandığını da belirtmeye gerek yok sanırım.
Iowa (ABD)'da bir polis istasyonunda polislere halüsünasyon görmelerini sağlayan bir gözlükle eğitim yapmaları sağlanıyormuş. Böylelikle, gerçekte bunları gören/hisseden hasta insanları daha iyi anlayıp, bilerek bu insanlara müdahele etmeleri sağlanıyormuş. Ne kadar işe yarar bilemiyorum ama "Vay canına".
İngiltere gece kulüpleri ve barlarda içmeden ama yine alkolle sarhoş olmak çok moda olmuş. Bu yeni aletle alkolu gaz haline getirip oksijen ile karıştırıp derin bir nefes çekerek sarhoş olmak mümkünmüş. Alet bana bizim nargileyi hatırlattı...En güzel sonucu hızlı sarhoş etmesi ancak "kalorisiz" olduğundan kilo yapmaması ve "akşamdan kalma" lığın verdiği yan etkilerden sizleri kurtarması olsa gerek. Ben her haftasonu içen biri olsam da bu olaydan pek hoşlanmadım. Çünkü asıl sevdiğim alkolun yanında arkadaşlarımla yaptığım o harika sohbetler...Hemen sarhoş olmaktansa çakırkeyiflik aşamasındaki eğlencenin tadına vardıktan sonra sarhoş olmak tercihim:) Link:
Böyle sıra dışı, eğlenceli fikirlere bayılıyorum. Electrolux sonunda metalik gri/inox ve beyazdan içimizi kasan klasik beyaz eşya serilerini renklendirip resimlendirerek eğlenceli bir hale sokabilmiş! Daha önce beyaz eşya sektöründe olduğumdan biliyorum ki Ariston da Türk piyasasına kelebekli, renkli buzdolaplarıyla girmişti, hatta ilk inoxlar da onlarla evlerimizdeki yerini almıştı... Electrolux'un yeni serileri bir hayli
iddialı görünüyor, acaba Türkiye'ye gelir mi? Gelse de niş bir kitleye sesleneceği ortada ama olsun, ben çok sevdim:)
Bu telefon henüz piyasaya çıkmadı ama bir arkadaşımın elinde gördüğümde ilgimi çekmişti biraz kurcalama fırsatı buldum. Dokunmatik olan üst kısım ilk başta alışkın olmadığımdan olsa gerek hızına yetişilmezmiş gibi geldi ama sorun yok, anlaması kısa sürüyor... Üstelik dokunduğumda çıkan yumuşak elektronik sesler de oyun oynuyormuşum hissi verdi,eğlendirdi:) LG-KG800'ün basın bültenini okuduğumda içinde geçen "çukulata" ve "rejim" dilemması nedeniyle bu modelle biz bayanları hedeflediklerini fark ettim:) Bültenin başlığı şöyleydi:"Rejime son verin, yeni LG "çukulata" telefonlar yolda!"
İşte akıllıca bir telefon, Siemens'ten. Internet telefonunu bildiğimiz telefon formatına sokuyor. Böylelikle herkesi Internet'ten arayabiliyorsunuz. Internet'te dolaşan, progrmaları indirmeyi kullananlar için gereksiz olabilir ama babamın ancak bu telefonu kullanabileceğini düşünüyorum. Internet'ten uzak bir çok insan için oldukça iyi bir ürün.
Link (basın bülteni)
Hayatımda bir kez kumarhaneye gittim ve insanları böyle farklı görmek ilgniçti. İnsanların ilgi odaklarından birisi, blackjack (yirmibir) oyunuydu. İşte bu oyunu otomatik olarak oynamak artık mümkün olmuş. Kart dağıtıcı ve kasa bir bilgisayar fakat yine de normal insanlarla aynı anda oynayabiliyrosunuz. Bir nevi Internet'teki kumarhaneleri, anne-babalarımızın anlayacağı şekile sokmuşlar da diyebiliriz.
Samsung'un 10 megapixel'lik cep telefonu Cebit'te tanıtılmaya başlandı. İşte artık ceptelefonunda megapixel'lerle alakalı bir sınır olmadığı kesinleşti. 10 megapixel'i kamerada neden bulundurmak isteyeyim sorusuna cevap bulamıyorum, ilk olmak adına yapılmş bir telefon. Poster basıtrmayacaksanız, 10 megapixel biraz fazla olmuş.
Kablosuz bağlantınız yeterince güçlü değilse, veya evin bir ucuna laptop'ınızla gittiğinzide çekmiyor ise, veya dışarıda kullanamıyorsanız, iletişimi artıran/sağlayan bu cihaz size göre olabilir. Sadece prize takarak, wifi'nıza istediğiniz kadar uzaktan erişebiliyorsunuz.
Bu gargara, 30 saniye sonra çocuğunuzu uyararak artık suyu boşaltabileceğinizi hatırlatıyor. Gerçekten de, herhalde gargara veya diş fırçalama konusunda çoğunluk, gereğinden az dişini fırçalıyordur, ve bunun da farkında değildir. Yani özellikle çocuklar için demek belki de çok doğru değil.
Eğer özellikle dikkat etmiyorsanız kendiniz test edin. Normalde kaç dakika dişinizi fırçalıyorsunuz? Soruyu cevapladıktan sonra dişinizi fırçalayın ve bakın gerçekten de o kadar uzun sürüyor mu?
Link (bu ürünün aynı fikirle çalışan diş fırçası da var.)
Bu tür haberleri duyururken, bir gün bahçeli evim olduğunu hayal ediyorum. Yağmur yağarken bahçeyi sulamak istemiyorsanız, bu alet size göre olabilir. Üstelik hiç elektriğe gerek yok, alıcılar güneş enerjisi ile çalışıyor. İyi oldu duyurdum ama kimin umrunda?
Yenibu'yu okuyanlar arasında bahçeli evde oturma şansına sahip olanlar var mı acaba? (Apartman sevenleriniz olabilir tabi, bu benim şans tanımıma giriyor)
Panasonic 6 farklı mp3 modelini piyasaya sundu. Oldukça şık görünüyorlar. Fakat sanki, üzerinden Panasonic yazısını çıkarıp, Sony yazsanız, hiçbir şey değişmez gibi.
Link (başka güzel modelleri de var)
Vileda'nın bu aleti oldukça pratik. Geçen gün bizim tuvaleti su bastı. İşte o zaman, bir erkek olarak vileda ile suyu temizlemenin ne kadar zor olduğunu anladım. Evet vileda'nın kumaş kısmını aletin üzerinde sıkabiliyorsunuz fakat çok da kolay değil. Bu yeni versiyon ise daha pratik ve daha kolaya benziyor. Ayağınızla bir tuşa basıyorsunuz ve otomatik olarak kumaş kısmı kuruluyor. Almanca bilmediğimden doğru anlamamış olabilirim tabi ki. Bakalım Türkiye'ye ne zaman gelecek?
Bu saat Almanya'da "Blue Angel" ödülünü kazanmış, çevreci ve güneş ışığıyla çalışan bir saat. Ama bizce en önemli özelliği sessiz çalışması, yani yanınızda bir saat olduğunu ve daha fenası zamanın hızla ilerlediğini size hissettiren o antipatik "tik- tik- tik...." sesleri bu saatte yok! Bu çevre dostu saat 1 yıl boyunca hiç ışık görmeden çalışabiliyor. Link:
Neden Türkiye'de hala eğlenceli PC aksesuarları, evcil hayvan ekipmanları yok acaba diye düşünüyorum... Bu siteye girin, bir sürü değişik "eğlenceli" ve dahası "yaratıcı" mouse'ları görünce ne demek istediğimi anlayacaksınız! Özellikle kızlara tavsiye ederim, tam bizlik:) Link:
Eğer kedinizle oynayacak zamanınız yoksa. Veya benim gibi yorgun hissettiğiniz zamanlar oluyorsa, bu oyuncak onu yeterince oyalar. Kedilerin bilgisayardaki oka bile bu kadar ilgi gösterdiği düşünüldüğünde (en azından Dorothy'nin çok ilgisini çekiyor: bizim kedi), daha hareketli bir lazer, onu çok eğlendirecektir diye tahmin ediyorum.
Büyük deste kağıtlar için büyük zımbanızın olması yetmez. Güçlü kol da gerekir. Ama böyle bir aletiniz varsa, buna gerek kalmaz. Ayak zımbası.
5. Element filminde vardı sanırım. Casus sinek (hamam böceği de olabilir) başkanın odasını giriyor ve hem konuşmaları hem görüntüleri kaydediyordu. Böcek olduğu için ise ezilerek yokediliyordu. Bu artık bir fantezi değil. BBC'nin haberine göre, Pentagon'lu bilim adamları bunu hayata geçirmek için çalışıyorlar. Böcekleri yöenterek, düşman hatlarına sızıp bilgi almayı hedefliyorlar.
Dünyanın en küçük wifi modülü. Sharp'tan. Her telefonda wifi özelliği görmemiz çok uzak değil.
Gönül ister ki yemeği fırına veya mikrodalgaya koyalım o ne yapacağını, ne kadar çalışacağını bilsin. Bunu yemeğe bakarak yapmak şimdiye kadar mümkün olmadı. Fakat Samsung, barkodlu bir sistemle bunu bir ölçüde gerçekleştiriyor. Bird Eye isimli bir donmuş yemek üreticisi ile anlaşarak, fırın içindeki barkod tarayıcı ve yemek paketlerinin üzerindeki barkodlar vasıtasıyla yemeğin ne olduğunu ve ne kadar süre pişirilmesi gerektiğini söyleyen bir mikrodalga geliştirmiş. Bir standart olsa gerçekten pratik olabilirdi. Bir marka donmuş yemek üreticisi ile standart oluşturmak zor gibi görünüyor. Samsung'a iyi şanslar.
İşte yine pratik bir buluş. Ev hanımları için ideal. (Bekar ve eşlerine yardım eden erkekler de diyelim, bayanlar alınmasın). Bulaşık yıkarken, üzerine bastırıyorsunuz ve sabun akıyor. Sabun ve fırça bir arada.
Oxo'dan: Link
Ve evet 1.2 gigapixel (megapixel değil) kamera. Tabi ki cep telefonlarımızda değil, Mars'ta dolaşıp, canlı hayat izleri arayan bir uydunun üstünde.
Kayak yaparken saate bakmak çok zordur, özellikle o şişko eldivenlerle. Çok teknolojik bir çözüm değil ama pratik olduğu kesin.
Google writely isilmi online yazı yazılımını aldı. Görünüşe göre Google artık, korkusuzca Microsoft'a saldırmaya hazırlanıyor. Çok mu abartıyorum?
Writely: Link
Yaş ilerledikçe zorlaşır hareketler, arabaya inip binmek bile yavaşlar! İşte bu bastonvari alet yaşlılar arabaya daha rahat binip inebilsin diye yapılmış. Araba kapısının çerçevesine rahatlıkla giriyor, yaşlılara mobilite ve hız kazandırıyor. O yaştaki biri neden araba kullanır ki (!)diyebilirsiniz! Yolcular da kullanabiliyor:) Link
Mutfakta iş yaparken elinizi kağıt havluyla kurulamak istediğinizde iki eliniz de ıslaksa biriyle havluyu tepeden tutarken diğer elle havluyu ıslatmadan tutup bir parça koparmak ne zordur! İşte yine teknoloji biz kadınların imdadına yetişmiş. Önce aletin sağ bölmesine doğru elinizi yaklaştırıyorsunuz, alttan kağıt havlu
otomatik çıkıyor,
siz elinizle sol taraftaki yeri işaret edene kadar da kağıt çıkartmaya devam ediyor, aletin sol tarafına doğru elinizi yaklaştırdığınızda ise otomatik olarak havluyu kesiyor. Yani dokunmanıza bile gerek yok!Özellikle hijyenik olması gereken mutfaklarımızda olması gereken bir alet doğrusu! Türkiye'deki bazı restaurant ve kafelerin kullanmaya başlamış olmaları da sevindirici. Link:
Duvarımda yürüyen kocaman bir örümcek ya da tanımadığım bir böcek gördüğümde hem ürkerim hem de tüm ürkekliğime rağmen ona zarar vermek istemem. Hem bir canlıyı öldürme fikrinden hoşlanmam, hem de duvarlarıma bir böcek leşi lekesi bulaşsın ve her baktığımda onu hatırlayayım istemem.. Bu yüzden çoğu kez şımarıklıkla karışık kocamı odaya çağırırım böceği gösterir, sonra da tuttururum ne olur öldürmeden onu camdan dışarıya atalım diye!O da beni üzmemek için gazete kağıtları ve türlü manevralarla böceği öldürmeden dışarıya atmanın formüllerini arar. İşte bu vakumlu cihaz benim gibi düşünen bayanlar ve onların çilelerini çeken kocalar için üretilmiş olsa gerek:) Her türlü böcek boyuna farklı vakum hızlarıyla müdahale edebiliyorsunuz, böceğe zarar vermeden vakumluyor, sonra da dışarıya atabiliyorsunuz. Böcek doğaya kavuşuyor! Link:
İşte bu telefon gerçekten güzel görünüyor. Yakın gelecekte, Türkiye'ye de gelen teknolojiler sayesinde gprs vs Internet bağlantısı olmadan da cep telefonlarımızdan televizyon izleyebileceğiz. İşte bu teknolojinin güzel ürünlerinden birisi Pantech tarafından tasarlanmış. Hem şık hem de kullanışlı görünüyor. Telefondan televizyon izlemek ne kadar heyecanlı bilemiyorum ama telefon tipi için dahi alınabilir.
Masa saati işte buna denir. Ürünün sayfasında zamanın ne kadar önemli olduğunu öğretmek için iyi bir yol olduğunu söylüyor. Fakat gerçekten de öyle mi? Zaten bu kadar koşuştururken bir de masada saat görmek ister miyiz. Ben istemem açıkçası.
Öğütücü dendiğinde akla, kağıt öğütücü geliyor. Peki ya diskler, CD'ler, kredi kartları. Bunları hepsinin öğütülmesi gerekiyor. Belki de kağıt dışındakileri sıklıkla öğütmediğimiz için bu alet bu kadar geç çıktı. Fakat bir çok şirkette artık kağıt yerine CD'lerde saklanıyor önemli evraklar. Hatta CD'ye de kalmıyor iş ama neyse. Bu alet herşeyi öğütebiliyor.

Segway bir zamanlar, dünyayı yerinden sarsacak bir buluş diye hayatımıza girmişti. 2 tekerlekli ve kimsenin üzerinden düşmediği bir taşıma aracı olduğunu öğrendik. Oldukça popüler oldu. Bana kalırsa, fiyatı dışında gerçekten de oldukça güzel bir teknoloji ve oldukça kullanışlı. Başarısız olmadı ama çok daha başarılı olabilirdi. Başarısızlığın nedenini bilmeyen varsa: Kimse düşemez söylemiydi. Birisi düştü. Düştü çünkü söylem eksikti. 'Segway çalışırken' kimse üzerinden düşemez. Böyle olmalıydı. Ve birisi düştü. Fıkra gibi çünkü düşen ve Segway'in büyümesini engelleyen kişi Amerikan başkanı Bush idi. Segway gibi bir ürünün bu şekilde zarar görmesini tamamen duygusal davranak, 'bu haksızlık' diye nitelendiriyorum. Segway'in yeni offroad ürünü çıkmış (fotoğrafta en soldaki). Dağda taşta binmek isteyenler için.
Microsoft'un yeni projesi diye bir kaç gün önce tanıttığımız Origami (Link) I-pod'u öldürecek mi gibi sorular dolaşıyordu. Apple'a karşı Microsoft. Gerçekten de mini bir bilgisayar olduğu anlaşılan bu cihazın I-pod'a rakip olması zor görünüyor. Küçük bir tablet bilgisayar sanki. Microsoft XP arayüzünü kullanarak yine kompleks bir cihaz çıkarmış. Microsoft severlerin hoşuna gidecektir ama bir I-pod sever için çok da heyecan verici değil. Tabi ki bu bizim yorumumuz ve cihaz hakkında detaylar açıklanınca daha iyi yorum yapılabilir. Ama haksız mıyız, bir bakın görüntüsüne. Hiç seksi değil.
Hiç bir otelde veya başka bir yerde, kağıt varken, salak kurutma makinalarını kullandınız mı? 5 saniyede kağıtla silmek varken, 1 dakika elimizin kurumasını neden bekleyelim? Bu alet, bu işi 5 saniyede yapabildiğini idda ediyor. Elin 2 tarafıda makinanın içerisinde olduğundan akla yatkın geliyor. En azından 1 dakika olmadığı kesin.